Prof. Dr. Mustafa ŞENOL

Vizit Notları-II

 

Altıncı Vizit: Ferfene

  • Günaydın arkadaşlar! Nasıl geçti hafta sonunuz, dinlendiniz mi?
  • Nasıl dinlenelim Hocam, ders çalışmaktan başımızı kaldıramadık!
  • Kendinizi bu kadar telef etmenize gerek yok arkadaşlar! Bu güzel havada gezip tozmak sizlerin de hakkı! Yârın öğlen arası “ferfene” yapalım da bir dağ havası alın sâyemde!
  • Ferfene mi? Hiç duymadık Hocam!
  • Herkesin katkıda bulunduğu küçük piknik anlamına geliyor arkadaşlar. Bâzı yörelerde “herfene”, bâzı yerlerde de “hayfene” denir ama doğrusu “ferfene”dir. Yârın üçüncü cemre toprağa düşüyor, yâni bahar başlıyor, ferfene’nin tam zamânı!
  • Cemre’yi duyduk ama onu da biraz açıklasanız Hocam!
  • Cemre bir tabiat olayıdır arkadaşlar! Bizim oralarda “Cemile” denir. Kor hâlindeki taş veya  göktaşı demektir. İlki Şubat’ın 20’sinde havaya, ikincisi 27’sinde suya, üçüncüsü ise Mart’ın 5’inde veya 6’sında toprağa düşer.
  • Ferfene’yi nasıl yapacağız Hocam?
  • O’nu ben hallederim! Kayısı Bahçesi’ne benim minibüsle gideriz.
  • Herkes katkıda bulunacak demiştiniz Hocam!
  • Öbür sefere öyle yaparız!
  • Çiğdem ve navruz da toplayacak mıyız Hocam?
  • Tabii ki! Biliyorsunuz, bahârın müjdecisi olan bu iki güzel çiçek de soğanlı bitkilerdir. İlk cemreden sonra çiğdem, son cemreden sonra navruz çıkar! Çiğdem’in bir hastalığımızla yakın ilişkisi olduğunu biliyor musunuz arkadaşlar?
  • İlk defâ duyuyoruz Hocam!
  • Kolşisin nedir arkadaşlar?
  • FMF’te kullanılan bir ilaç olduğunu biliyoruz Hocam!
  • Doğru! Ama FMF bizim hastalığımız değil. Bahsettiğimiz hastalık, beynelmilel alanda medâr-ı iftihârımız olan bir Hocamız tarafından dünyâ tıbbına armağan edilmiştir.
  • Behçet Hastalığı mı Hocam!
  • Âferin Nâdire Hanım! Ordinaryüs Profesör Doktor Hulûsi Behçet Hocamız tarafından, 1937’de “Viral olması muhtemel trisemptom kompleksi” olarak tanımlanmış, nötrofil aktivasyonu ile karakterize, sistemik bir hastalıktır.
  • Ordinaryüs ne demek Hocam?
  • Hocaların hocası demek arkadaşlar!
  • Siz bu durumda ordinaryüs mü oluyorsunuz Hocam?
  • Nerdeee? 27 Mayıs Anayasası ile o unvan kaldırıldı. Ben sâde bir profesörüm! Evet Nergiz Hanım, trisemptom dedik, ne demek istedik acabâ?
  • Oral aftlar, genital ülserler ve göz tutulumu Hocam!
  • Âferin Doktor Hanım! Bu arada “Beynelmilel” filmini seyrettiniz mi arkadaşlar?
  • Ben 2 defa seyrettim Hocam!
  • Tebrikler Şemsettin Bey! Niye 2 defâ seyrettiniz?
  • Ben Adıyamanlı’yım Hocam, film de Adıyaman’da çevrilmişti. 
  • Ne demek beynelmilel?
  • Uluslararası Hocam!
  • Âferin! O filmden aklımda kalan en önemli sahne, “uyan Sunam uyan derin uykudan” türküsü idi. Seyretmenizi tavsiye ederim arkadaşlar! Yakın târihimizin trajikomik olaylarından birini anlatıyor.
  • Gelelim kolşisin’ee! Kolşisin, Behçet Hastalığı’na hangi mekanizma ile iyi geliyor acabâ Nâlan Hanım?
  • Anti-nötrofil etkisiyle Hocam!
  • Âferin! Peki, kolşisin nereden elde ediliyor, biliyor musunuz?
  • Bilmiyorum Hocam!
  • Çiğdemin köklerinden, yumrularından elde ediliyor arkadaşlar! Dolayısıyla yârın bolca çiğdem soğanı yerseniz, ağzınız yara olmaz! Gelelim navruz’a! Navruz kelimesi size ne hatırlatıyor Âhu Hanım?
  • 21 Mart Nevruz Bayramı’nı Hocam!
  • Âferin! Gerçi yaptığımız taşkınlıklarla bayram olmaktan çıkarıyoruz ama! Aslı nevruz! Farsçadan dilimize geçmiş, “yeni yıl”, “yeni yılın ilk günü” anlamlarına geliyor. İşte bu günü hatırlatan çiçeğe de navruz denilmiştir. Halk arasında “karagöz” de denir. Hem yaprakları, hem de soğanı yenir. Yârın onu da göreceğiz arkadaşlar!
  • Bu arada halkımız tarafından bahar bayramı olarak kutlanan bir gün daha var, onu da bize Mehmet Bey hatırlatsın!
  • 1 Mayıs Bahar Bayramı Hocam!
  • İşçiler tarafından kutlanan demedim, halkımız tarafından kutlanan dedim Doktor Bey!
  • Hıdırellez Bayramı Hocam!
  • Âferin İsmâil Bey! O gün ne oluyormuş ki kutlanıyor?
  • Hızır ile İlyas peygamberler bir araya gelip o yılın olacak işlerini karâra bağlarlarmış! Hızır-İlyas, halkımız tarafından “Hıdırellez” olarak birleştirilmiş.
  • Âferin! Gününü de söylersen üçüncü ve son âferini de alacaksın Doktor Bey!
  • 6 Mayıs Hocam!
  • Âferin! Kendi âferinlerim bitti. Bundan sonra dededen kalanları kullanacağım!
  • Gelelim aslî işimize! Bugün vizite son odadan başlayalım Mikâilciğim!
  • Buyurun Hocam!
  • Günaydın Sâniye Hanım, hayırlı sabahlar!
  • Hayırlı sabahlar Hocam!
  • Nasılsınız bugün, hafta sonunuz nasıl geçti? Bir şeyler yiyebildiniz mi?
  • Biraz süt ve çorba içebildim ama hâlâ boğazım çok ağrıyor Hocam!
  • Mikâil Bey, hastamızın durumunu özetleyelim bir zahmet!
  • Tabii Hocam! Sâniye Hanım 63 yaşında, emekli öğretmen. İki yıldır pemfigus vulgâris tanısı ile tâkip ediliyor. Tedâvisini bıraktığı için lezyonları şiddetlenmiş. Yüksek doz prednizolon tedâvisi başlandı, yavaş da olsa bir iyileşme var.
  • Pulse tedâvi yaptık mı?
  • Üç gün boyunca 500 mg/gün verdik Hocam! Günde 120 mg’la devâm ediyoruz.
  • İmmün süpresif alıyor mu?
  • 150 mg azatiopürin alıyor Hocam!
  • Teşekkürler Mikâil Bey! Aynen devâm!
  • Biraz sabredeceğiz Sâniye Hanım! Bir de bizim tâlimatlarımıza kesinlikle uyacağız. İlaçlarınızı bizden habersiz değiştirmeyecek veya kesmeyeceksiniz!
  • Ben dersimi aldım Hocam! Bir daha aslâ öyle bir hatâ yapmam!
  • Geçmiş olsun! Yârın daha da iyi olacağınızı umuyorum! İyi günler!
  • İyi günler Hocam!
  • Evet arkadaşlar! Bugünlük bu kadar yeter! Yârın sabah görüşmek üzere iyi günler!
  • İyi günler Hocam!

Yedinci Vizit: Galât-ı meşhur

  • Günaydın arkadaşlar! Bugün nasılsınız bakalım?
  • Gâyet iyiyiz Hocam! Siz nasılsınız?
  • Rahmetli dedem, “iç güveyliğinden hallice” derdi, “nasılsın dede” diye sorduğumda!
  • İç güveyliği ne demek Hocam!
  • Dâmadın gelin olması demek oluyor arkadaşlar!
  • Nasıl yâni?
  • Fakir, gariban bir genç, ağanın evde kalmış kızıyla evlendirilir ve ağanın evinde yaşarlar.
  • Ne güzel Hocam! Zengin kapıya sırtını dayamış!
  • Başına kakılanlara dayanabilirsen öyle!
  • Şimdi siz de dedenizin durumunda mı olmuş oluyorsunuz Hocam!
  • Allah’a şükür öyle bir durum yok, sözün gelişi öyle dedim! Evet Mikâil Bey, bugün ilk olarak birinci özel odayı ziyâret edelim.
  • Buyurun Hocam!
  • Hayırlı sabahlar Sabahattin Bey, nasılız bakalım bu sabah? Kaşıntınız ne âlemde?
  • Teşekkürler Hocam! Yavaş yavaş azalıyor inşallah!
  • Mikâil Bey, kısa bir özet alalım lütfen!
  • Tabii Hocam! Sabahattin Bey 58 yaşında, öğretim üyesi, yama evresinde MF hastamız. RePUVA tedâvisi alıyor, durum iyiye doğru gidiyor.
  • Kaçıncı seanstayız?
  • Bugün 9. uygulama yapılacak Hocam, hastamız haftada 3 seans tedavi alıyor.
  • Sabahattin Hocam, tedâvi düzene girmiş, isterseniz sizi taburcu edelim! Ayaktan devâm edebiliriz!
  • İyi olur Hocam! Sizin ve arkadaşların ilgisine çok teşekkür ederim, ama hastânede insan ister istemez sıkılıyor.
  • Haklısınız Hocam, sizi 20. seanstan sonra bir daha göreceğiz inşallah!
  • Hay hay Sayın Hocam!
  • Geçmiş olsun!
  • Teşekkürler Hocam, ellerinize sağlık
  • Evet arkadaşlar! Galât-ı meşhur’dan konuşalım mı biraz?
  • Buyur Hocam!!!
  • Hayretin bu derecesi fazla değil mi arkadaşlar! “Meşhurlaşmış yanlış” demek istedim! Ayşe Hanım, içerideki hastamızın tanısı ne idi?
  • Mikâil Âbi MF demişti Hocam!
  • Açalım lütfen!
  • Neyi Hocam?
  • MF’i!
  • Hatırlayamadım Hocam!
  • Hatırlayan bir arkadaşımız açsın!
  • Mikôzis Fungoides Hocam!
  • Âferin Nevzat Bey! Pekî, “mikôzis” ne demek oluyor?
  • “Mantar hastalığı” demek oluyor Hocam!
  • “Fungoides”in anlamını da bize Dursun Bey açıklasın?
  • “Mantara benzer” gibi bir anlam çıkıyor Hocam!
  • Âferin! Birleştirelim, “mantara benzer mantar hastalığı” gibi bir şey oldu! Pekî, bu hastalığın kitapta yazan adı neydi Mücâhit Bey?
  • “Kutanöz T hücreli lenfôma” Hocam!
  • Âferin! Yâni?
  • Yavaş seyirli bir deri kanseri Hocam!
  • O kelimeyi, özellikle hastaların yanında kullanmayalım arkadaşlar!
  • Ne diyelim Hocam?
  • Yavaş seyirli bir deri malinitesi diyebilirsiniz meselâ! Pekî mantarla ne ilgisi var?
  • Hiçbir ilgisi yok Hocam!
  • Pekî, niye böyle adlandırılmış?
  • Herhalde sizden dinleyeceğiz Hocam!
  • İlk tanımlandığı yıllarda ne olduğu tam anlaşılamadığından, böyle yakıştırma bir isim konmuş. Bu isim öyle bir yerleşmiş ki, “adı çıkmış dokuza, inmez artık sekize” misâli, yanlış iyice yerleşmiş. İşte bu tür yerleşmiş, yanlış olduğu bilindiği halde kullanılmaya devâm eden adlandırmalara “meşhurlaşmış yanlış” anlamına “galât-ı meşhur” denmiştir. Başka bir örnek daha verelim de konu iyice aydınlansın!
  • O örneği de yârın konuşsak Hocam!
  • Hayrola!
  • Yorulduk Hocam!
  • Yorgun savaşçılar! Oğlum, Hocanız’dan neredeyse yarım asır daha gençsiniz, sabah sabah ne yorgunluğu bu?
  • Dün gece Millî maç vardı da Hocam!
  • Haa, öyleyse haklısınız! Ama önce şu “Yorgun Savaşçı” mes’elesini bir halledelim! Hanginiz okudu?
  • Neyi Hocam?
  • “Yorgun Savaşçı”yı evlâdım!
  • İlk defâ duyuyoruz Hocam!
  • Yol Ayrımı, Devlet Ana, Kurt Kânunu, Karılar Koğuşu… desem! Yazarını bâri söyleyin!
  • Çıkaramadık Hocam!
  • Kemal Tâhir evlâdım, Kemal Tâhir! Malatya’da da hapis yatmıştı, o bakımdan hemşerimiz sayılır. Hatta “Karılar Koğuşu” romanını Malatya Hapishanesi’nde iken yazmıştır. İnsan, hiç olmazsa hemşerilik hatırına bilir bunu yâhu!
  • Biz aktüel kitapları okuyoruz Hocam!
  • Yârın da oradan soracağım, ona göre hazırlanın! “Yorgun Savaşçı”, merhum Hâlit Refiğ tarafından filme de çekilmişti, ama “zülf-ü yâre dokunduğu” gerekçesiyle gösterime giremedi. Kopyalarının da yakıldığı söyleniyor.
  • Nereye dokunmuş Hocam, anlayamadık?
  • “Zülf-ü yâre” dokunmuş evlâdım, “zülf-ü yâre”!
  • Anladıysak Arap olalım Hocam!
  • Bu gidişle Arap ta olacaksınız, Zenci de! Saat 12’de ana kapıda buluşalım! Mâlum, ferfene yapacağız! Şimdilik iyi günler arkadaşlar!
  • İyi günler Hocam!

Sekizinci Vizit: Hürrem Sultan

  • Günaydın arkadaşlar! Ferfeneden beri nasılsınız bakalım?
  • Çok iyiyiz Hocam! Sâyenizde bir ferfene yapmış olduk, teşekkür ederiz!
  • Sorumlu hemşiremiz Mehtap Hanım, navruzlarınıza teşekkür ediyor.
  • Bir şey değil Hemşirânım, isterseniz gene getiririz!
  • Gelecek sene inşallah! Hadi bakalım vizitimize başlayalım! Mikâil Bey, önce Fıtnat Hanım’ı görelim!
  • Buyurun Hocam!
  • Günaydın Fıtnat Hanım, hayırlı sabahlar! Nasılsınız bakalım?
  • Oldukça rahatladım Hocam, teşekkür ederim!
  • Hastamız hakkında kısa bilgi alalım Mikâilciğim!
  • Fıtnat Hanım 39 yaşında banka müdürü, eritema nodôzum nedeniyle misâfirimiz. Yatışının 3. günü, indometazin ve ıslak pansuman tedâvisi uyguluyoruz, oldukça iyi cevap verdi Hocam!
  • Teşekkürler Mikâil Bey, önce “müdür” kelimesini “müdîre” olarak düzeltelim!
  • Ne farkı var Hocam?
  • Kibarlık farkı var evlâdım, kibarlık farkı!
  • Akciğer grafisi, PPD, paterji, boğaz kültürü yapıldı mı?
  • Hepsi normal Hocam!
  • Ne güzel! Zeynep Hanım, eritema nodôzum’u târif edelim!
  • Kızarık, ağrılı ve lokal ısısı artmış deri altı nodülleri anlamına geliyor Hocam!
  • Âferin Doktor Hanım! Bülent Bey, Zeynep Hanım’ın tanımını orijinal kelimelerle bir daha tekrarlayalım!
  • Anlayamadım Hocam!
  • İnflamasyonun dört majör bulgusunu saymanı istiyorum Doktor Bey!
  • “Rubor”, “Dolor”, Tumor”, “Kolor” Hocam!
  • “Kalor” demek istedin herhalde!
  • Evet Hocam!
  • Âferin!
  • Fıtnat Hanım, bir hafta kadar daha misâfirimiz olacaksınız, sonra biraz da evde dinlenmeniz gerekecek! Bacaklar yüksekte tutulacak!
  • Nasıl uygun görürseniz Hocam!
  • Geçmiş olsun!
  • Teşekkürler Hocam!
  • Eveet, gelelim genel kültür seansımıza! Dün size aktüel mevzûlardan soracağımı söylemiştim! Bakalım ne durumdayız yorgun savaşçılar?
  • Muhteşem Yüzyıl’ı seyrediyor musunuz?
  • Ara sıra Hocam!
  • Âferin! Târihimizi bilmemiz gerekiyor arkadaşlar! Ne demiş Muhibbî?
  • Muhibbî kim Hocam?
  • Sülüman evlâdım, Sülüman!
  • Ne demiş Hocam?
  • “Halk içinde mûteber bir nesne yok, devlet gibi,

Olmayâ devlet cihandâ, bir nefes sıhhat gibi”

  • Birazcık açıklayabilir misiniz Hocam!
  • “Herkes benim yerimde olmak ister ama bilmezler ki hiçbir makam, sağlıklı bir nefesten daha değerli değildir” demiş Muhteşem Süleyman!
  • Diline sağlık Hocam, doğru söylemiş!
  • Peki, Sülüman böyle derken Roksolan ne yapıyor acabâ?
  • Kim Hocam?
  • Hürrem evlâdım, Hürrem!
  • Oğlu Sarı Selim’i pâdişah yapmak için entrikalar çeviriyordur Hocam!
  • Onu bilmem! Ama, o sıralar su sıkıntısı had safhaya çıkan Mekke’ye 40 kilometre uzaktan su getirtmek için inşâ ettirdiği kanalların kalıntıları hâlâ ayaktadır arkadaşlar!
  • Görmüş gibi söylüyorsunuz Hocam!
  • Çok şükür! Evet, tekrar günümüze dönelim, dün Kayısı bahçesinde yediğimiz bâdemlerin tadı hâlâ damağınızda duruyor mu?
  • Duruyor Hocam!
  • Âfiyet olsun! Pekî, bâdemin Cildiye’yle alâkasını biliyor musunuz?
  • Bilmiyoruz Hocam!
  • Bâdem yağı (huile d’amande) çok etkili ve güzel bir yağdır. Her türlü deri kuruluğunda memnûniyetle kullanırız. Başka hangi yağları biliyoruz arkadaşlar?
  • Zeytinyağı, ayçiçek yağı, pamuk yağı, fındık yağı, kanola yağı, kayısı yağı, kekik yağı, hint yağı, gres yağı, makine yağı…
  • Yağcılığı uzattınız ama haklısınız! Bugünün son sorusu! Hint yağı ne işe yarar Nevzat Bey?
  • Hintlilere yarar herhalde Hocam!
  • Mülevvindir arkadaşlar?
  • Buyur Hocam!!
  • Laksatif evlâdım, laksatif!
  • Yârın görüşmek üzere iyi günler arkadaşlar!
  • Size de Hocam!

Dokuzuncu Vizit: Nal ve mıh

  • Günaydın arkadaşlar! Bugün nasılsınız bakalım?
  • Gâyet iyiyiz Hocam! Siz nasılsınız?
  • Teşekkürler, ben de gâyet iyiyim! Şu havaya, şu manzaraya, şu kayısı çiçeklerine bakın! Hepsi bize gülüyor! İyi olmamak mümkün mü? Mikâilciğim, bugün ziyârete kimden başlayalım?
  • Remzi Bey biraz sıkıntılı Hocam, ondan başlasak iyi olur!
  • Hayırlı sabahlar Remzi Bey, geçmiş olsun!
  • Sağolasın Hocam!
  • Biraz sıkıntımız varmış gâlibâ!
  • Evet Hocam, ikide bit titretme geliyor!
  • Mikâil Bey, durumu özetleyelim bir zahmet!
  • Estağfurullah Hocam! Remzi Bey, 44 yaşında işçi, tinea pedis’e sekonder selülit’i var. Günde iki defa 800.000 ünite prokain penisilin, parasetamol ve ıslak pansuman uyguluyoruz. Henüz yeterli sonuç alamadık!
  • Kültür aldık değil mi Mikâil Bey?
  • Tabii Hocam, ama henüz sonuç çıkmadı!
  • Sonucu bekleyelim, tedâvimize devam edelim Mikâilciğim!
  • Bâş üstüne Hocam!
  • Biraz daha sabredelim Remzi Bey, yârın inşallah daha iyi göreceğiz!
  • İnşallah Hocam!
  • Eveet arkadaşlar, bugün biraz naldan mıhdan konuşalım!
  • Buyur Hocam!!
  • Ne demiş atalarımız! “Bir mıh bir nal, bir nal bir at, bir at bir kahraman, bir kahraman bir vatan kurtarır”
  • Konumuzla ilgisini kuramadık Hocam!
  • Mıh’ı bilseniz kurardınız!
  • Mıh nedir Hocam?
  • İçinizden kaç kişi Malatyalı arkadaşlar?
  • Sekiz kişi Hocam!
  • İyi öyleyse! Bize “Mıh Osman”dan bahseder misin İsmâil Bey?
  • Buyur Hocam!!
  • Evlâdım, yaşadığınız şehrin âşinâ yüzlerini tanımanız, halkla ilişkileriniz kolaylaştırır. Remzi Bey Mıh Osmanı’ı tanıyor musunuz?
  • Tanımam mı Hocam! Rahmetli, Malatyaspor’un ilk futbolcularından idi. Meşin yuvarlağı mıh gibi doksana çaktığından dolayı bu lakapla anılırdı.
  • Teşekkürler Remzi Bey! Evet arkadaşlar, demek ki mıh neymiş?
  • Çakılan bir şeymiş Hocam!
  • Âferin, nalbantların kullandığı iri başlı çiviye “mıh” denir çocuklar! Peki, “kabara” nedir Dursun Bey?
  • Eğlenceli tiyatro oyunu Hocam!
  • Kabare demedim, kabara dedim Doktor Bey!
  • Bilemedim Hocam!
  • Malatyalılar’ın “develeme” dedikleri, İç Anadolu’da “katır” denen topaçların, tepesindeki konik başlı çiviye kabara denir arkadaşlar. 
  • Çivi çeşitlerini öğrendik de Hocam, ama mevzû ile ilgisini hâlâ kuramadık!
  • Şimdi kuracaksınız! Vakt i zamânında bir seyyah, bir han’a inmiş! Atını bağlayıp yemini, suyunu veren hancı çırağı: “Beyim, atınızın sağ arka ayağından bir mıh düşmüş, çaktırsanız iyi olur” demiş. Seyyah, “adaam sende, daha bir sürü mıh var, bir mıhdan ne olacak” demiş. İkinci handa bir mıh daha düşmüş, oradaki çırak da uyarmış, bizimki üstüne uğramamış. Üçüncü handa bir mıh daha, dördüncü handa ilk nal düşmüş, seninki gene “daha bir sürü mıh ve nal var” havasında! Lafı uzatmayalım, her handa bir mıh veyâ nal bıraka bıraka son hana gelmiiş! Oradaki çırak, “Beyim, atınızın ayaklarında nal kalmamış, önünüzde çöl var, böyle yola çıkarsanız, çölün ortasında atın ayağına bir taş batar, kendisi de orda kalır, sizi de orda bırakır” demiş. Seyyâhımız, “un gibi kumda taş ne gezer” deyip sürmüş atını çöle! Çırağın dediği gibi, çölün ortasında atın ayağına bir taş batmış, at da orada kalmış seyyah da!
  • Bu taş bize mi geldi Hocam!
  • Hepimize geldi Remzi Bey! Remzi Bey ne demek istedi Âhu Hanım?
  • Pek anlayamadım Hocam!
  • Mikâil Âbiniz Remzi Bey’in hastalığını nasıl tanımlamıştı?
  • “Tinea pedis’e sekonder selülit” demişti Hocam!
  • Remzi Bey, “ayağımdaki basit bir mantar enfeksiyonunu zamânında önemseyip tedâvi etseydim, şu sıkıntılı hallere düşmezdim” demek istedi Doktor Hanım!
  • Demek ki neymiş! “İlim başkaa, irfan başka, âlim başkaa, ârif başka”.
  • Buyur Hocam!!
  • Kaşağı, Diyet, Pembe İncili Kaftan, Kütük, Forsa…
  • Mantar dedik, selülit dedik, nerelere geldik Hocam?
  • Ömer Seyfettin’e geldik arkadaşlar!
  • Nasıl geldik Hocam?
  • Rahmetli, İstanbul Erkek Lisesi’nde edebiyat muallimi! İkinci Dünyâ harbinin en civcivli zamânı! Müstahdem Dursun Efendi, sabah çaylarını getirmiş, tabaklarda iki tâne siyah kuru üzüm! Hazretin dilinde yukarıdaki tekerleme, habire tekrarlıyor: “Mîrim! İlim başkaa, irfan başka, âlim başkaa, ârif başka”. Arkadaşları îtiraz ediyor: “Olur mu Hocam! İlim ile irfan aynı şeydir, âlim kişi aynı zamanda âriftir”. Ömer Seyfettin: “Sabredin muhterem muallimler! Ben size bu sözümü ispât edeceğim” diye cevap veriyor.
  • Bir sabah, heyecanla, ellerini çırparak muallimler odasına giriyor ve: “Müjde arkadaşlar, Avusturya’dan üç vagon dolusu şeker yola çıkmış, haftaya İstanbul’da. Bundan böyle, çayı şekerle içeceğiz” deyince öğretmenler sevinçle yerlerinden zıplıyorlar! O sırada Dursun Efendi bermûtad kuru üzümlü çayları öğretmenlere dağıtmaya başlamış. Ömer Seyfettin aynı heyecanla: “Dursun Efendi! Duydun mu? Avusturya’dan üç vagon şeker geliyormuş. Bundan sonra tabaklara kuru üzüm yerine şeker koyacaksın” demiş. Dursun Efendi istifini hiç bozmadan: “Duy da inanma Beyim! Alaman’ın çizmesi altında çiğnenen adamlar şekeri nerden bulacak! Bulsa, niye sana göndersin, kendisi yer” diye cevaplamış. Hazret sevinçle taşı gediğine koymuş: “İşte arkadaşlar, sözümü ispatladım! Sizler ilim adamısınız, lâkin ölçüp biçmeden sözüme hemen inandınız! Dursun Efendi ise ilim değil amma irfan sâhibi! Basit bir akıl yürütme ile sözlerimin gerçek olamayacağı sonucuna vardı. Demek ki neymiş! İlim başkaa, irfan başka, âlim başkaa, ârif başka”.
  • Şimdi bu durumda biz âlim mi olmuş oluyoruz Hocam!
  • Remzi Bey ârif oluyor da, sizin âlim olmanız için daha kırk fırın ekmek yemeniz gerekiyor!
  • Hâlâ selülite gelemedik Hocam!
  • Yârın geliriz inşallah, şimdilik iyi günler arkadaşlar!
  • İyi günler Hocam!


Onuncu Vizit: Selülit

  • Günaydın arkadaşlar! Hayırlısı ile bugün yolu yarılıyoruz, nasılsınız bakalım?
  • Çok iyiyiz Hocam! Sâyenizde ilim yolunda hızla ilerliyoruz! Siz nasılsınız?
  • Teşekkürler! Mikâil Bey, bugün akne fulminans’lı hastamızdan başlayalım!
  • Buyrun Hocam!
  • Günaydın Selimciğim! Bugün nasılsın bakalım?
  • Daha iyiyim Hocam, ama sırtım çok ağrıyor!
  • Geçmiş olsun! İnşallah o da geçecek! Mikâilciğim, hastamızın durumunu özetleyiverelim!
  • Tabii Hocam! Selim Bey 23 yaşında, üniversite öğrencisi, sizin de söylediğiniz gibi akne fulminans sebebiyle yatıyor. Sistemik antibiyotik ve steroid tedavisi alıyor. Günde iki defa antiseptik banyo yaptırıyoruz. Durumu yavaş da olsa iyiye doğru gidiyor.
  • Teşekkürler Mikâil Bey! Mehtap Hanım, banyoda ne kullanıyoruz?
  • Potasyum permanganat kullanıyoruz Hocam!
  • Toz mu tablet mi?
  • Küvete dört tablet atıyoruz Hocam!
  • Teşekkürler Hemşirânım!
  • Kültür sonuçları geldi mi Mikail Bey?
  • Üreme olmadı Hocam!
  • Eveet geleceğin âlimleri! Haftamızın bir özetini ve değerlendirmesini yapalım! Nergiz Hanım, bu hafta gördüğümüz hastalıkları sayabilir misiniz?
  • Tabii Hocam! Pemfigus vulgâris, MF, eritema nodôzum, selülit ve akne fulminans!
  • Âferin Doktor Hanım! Nâlan Hanım, sizden pemfigus hakkında bilgi alabilir miyiz?
  • Epidermis hücreleri arasındaki bağların kopması ve oluşan boşluklara sıvı dolması ile oluşan otoimmün bir hastalıktır Hocam!
  • Âferin! Peki “vulgâris” ne demek acabâ?
  • Sık sık duyuyoruz ama, anlamını hiç düşünmemiştim Hocam!
  • Âhu Hanım, başka vulgâris’li örnekler verebilir misiniz?
  • Akne vulgâris, verrüka vulgâris, psöriyâzis vulgâris, lupus vulgâris…
  • Âferin Doktor Hanım! “Vulgâris”, sık görülen, sıradan, basit, prototip gibi anlamlara geliyor arkadaşlar! Bir hastalığın adında vulgâris eki varsa, bilin ki o hastalığın vulgâris olmayan başka tipleri de vardır!
  • Peki Mücâhit Bey, galât-ı meşhur hastalığımız MF’i de siz tanımlayın bizahmet!
  • CD4 pozitif T hücrelerinin klonal proliferasyonu sonucu oluşan bir deri lenfômasıdır Hocam!
  • Âferin, kitap gibi bir târif oldu! Pekâlâ, CD neyin kısaltılmışıdır Doktor Bey?
  • Cell Determination Hocam!
  • Değildir! demek istedin haklı olarak. Nâdire Hanım ne diyor acabâ?
  • Cell Differentiation Hocam!
  • Yarısını tutturdunuz! Diğer yarısını da Şemsettin Bey tamamlasın!
  • Cluster of Differentiation Hocam!
  • Âferin Doktor Bey! Merak ve ince ayrıntılara dikkat, mesleğimizde önemlidir arkadaşlar!
  • Eveet, geldik eritema nodôzum’a! Onu da Ayşe Hanım açıklayabilir mi?
  • Daha önce bahsettiğimiz dört major klinik özelliği taşıyan septal bir pannikülit’tir Hocam!
  • Âferin! Hatırlarsanız Fıtnat Hanım’dan PPD ve paterji testi istemiştik. Sebebini İsmâil Bey açıklayabilir mi?
  • Eritema nodôzum, tüberküloz ile ilişkili olabileceği için PPD yapılır Hocam!
  • Âferin! Peki, paterji niye yapılır Zeynep Hanım?
  • Behçet Hastalığı için Hocam!
  • Âferin! Demek ki eritema nodôzum Behçet Hastalığı ile de ilişkili olabilirmiş. Peki, Bülent Bey de PPD’nin açılımını söylesin, konuyu tamamlayalım!
  • Pürifiye Protein Derivesi Hocam!
  • Âferin, bir bilişte tam isâbet!
  • Peki arkadaşlar! Remzi Bey’in selüliti ile Sedâ Sayan’ın selülitleri arasındaki farkı da bize Ayşe Hanım açıklasın!
  • Retiküler dermisin streptokoksik iltihâbına selülit denir Hocam!
  • Âferin! Hanımların korkulu rüyası olan selülit ne oluyor bu durumda?
  • Bilemedim Hocam!
  • Bilen bir adım öne çıksın!
  • Sizden ses çıkmadığına göre iş başa düştü! Hipodermisteki lobüller ve septalar arasındaki dengesizlik sonucu ortaya çıkan kozmetik bir problemdir arkadaşlar. Burada da selülit galât-ı meşhur olup doğru kelime “selüloid”tir!
  • Son olarak “akne”nin kelime anlamını söyleyelim ve sizi azâd edelim!
  • Sivilce değil mi Hocam?
  • Sivilce olmasına sivilce de, kelime anlamını kasdetmiştim! Haydi sizi yormayalım, “minik tepecik” anlamına geliyor arkadaşlar!
  • Fulminans ne oluyor Hocam?
  • Vulgâris olmayan aknelerden biri oluyor arkadaşlar! İyi günler, iyi tâtiller!
  • İyi tâtiller Hocam!