Prof. Dr. Mustafa ŞENOL

DİL HASTALIKLARI      

 

Prof.Dr. Mustafa ŞENOL
Emekli Öğretim Üyesi

 

Dil gövde ve kök kısımlarından ibarettir. Gövde; apeks, ventral yüzey ve dorsum kısımlarından ibarettir. Kök kısmı farinkse doğru uzanır ve V şeklinde olukla (terminal sulkus) gövdeden ayrılır. Oluğun ucuna foramen cecum denir ki bu troid bezinin embriyonel orijinidir.
            Dilin dorsal yüzeyi farklı morfolojide papillalarla örtülüdür. Terminal sulkus boyunca 8-12 adet koni  şeklinde geniş circumvallate papillalar bulunur. Anterior kısmında sayısız küçük filiform papillalar ve daha az sayıda geniş fungiform papillalar bulunur. Fungiform papillalar dil dorsumunda yayılmıştır ve özellikle uçta ve yan yüzlerde yoğundur. Bu papillaların bir kısmı tat tomurcukları ihtiva eder.Dilin ventral yüzeyi düz, ince ve papillalardan yoksundur. Mukoz membranın orta hattı frenulum adını alır ve anterior ventral dili ağız tabanından ayırır.
Dilin innervasyonu hipoglossal sinir (XII) ile olur ve iç ve dış kasların ekserisini innerve eder. Genel duyu ve tat dilin anterior 2/3 kısmındadır ve trigeminal (V) ve fasial (VII) sinirlerin mandibular dallarıyla oluşur. Glossofarengial sinir (IX) genel duyu ve tat için dilin 1/3 arka kısmını innerve eder.
Dilin lenfatik drenajını tanımak önemlidir. Çünkü karsinomların erken yayılımı bu yoldan olur. Dilin ön kısmı submental, submandibular ve derin servikal nodlara drene olur. Dilin arka kısmı ise derin servikal nodlara drene olur.

I. GLOSSODYNIA (glossopyrosis, orodynia, burning tongue):
Sıklıkla orta yaş ve yaşlı kadınlarda görülür. Multipl faktörler rol oynar.
Glossodynia sebepleri: Metabolik; demir, folik asid, B12 vitamini, çinko eksikliği. Endokrin; Diyabet, hipotroidizm, hipoöströjenizm. İlaçlar; Lityum, griseofulvin, kemoteropötikler, anjiotensin konverting enzim blokerleri, antibiotikler. Fizik; diş protez defektleri, diş hastalıkları, travma. İnfeksiyon; candidiasis. Diğer; psikojenik, contact stomatitis, kserostomi, depresyon, kanserofobi, özofageal reflü, menopoz. İdiopatik.

II. GEOGRAPHIC TONGUE (benign migratory glossitis):
Benign, idiopatik, tek veya multipl, düzensiz şekilli, eritemli sirsine lezyonların kenarları beyaz-gri keratotik görünümlüdür. Eritemli alanlarda filiform papillalar yoktur. Lezyonların görünümü günden güne değişiklikler gösterir.  Sıklıkla dil sırtındadır. Aylar ve yıllarca devam edebilir.
Genellikle asemptomatiktir. Bununla beraber özellikle baharatlı yiyecekler. alkol ve sigara yanma şikayetlerine sebebolabilir. Populasyonun %2’sinde görülür. Sıklıkla çocuklarda ortaya çıkar. %50’sinde genetik predispozisyon bulunmuştur. Reiter sendromu, seboreik dermatit, atopi ve püstüler psoriasisle birlikte olabilir. Ağız yıkama suları da coğrafik dil benzeri lezyonlara yolaçabilir. Accutane alan hastalarda da benzer lezyonlar oluşabilir. Lithium karbonat tedavisi sırasında da bildirilmiştir. Psoriatik hastaların %1’inde coğrafik dil görülmektedir.
Tedavi semptomatiktir. Kortikosteroidler, antikandidial tedavi, %5’lik gentian violet veya %5’lik carbolfuchsin solusyonu kullanılabilir. Sistemik vitamin A asit (Tretinoin) 30mg/günde üç haftada L.planus, lökoplaki ve coğrafik dilde etkili bulunmuştur. Ayrıca topik tretinoin %0.05 sol.da tedavide kullanılmıştır. Sistemik A, B ve C vitaminleri yararlı olabilir.                             
Ayırıcı tanı: Liken planus, lökoplaki, Reiter sendromu, püstüler psoriasis, pitriasis rosea, pitriasis rubra pilaris, sekonder sifilis, miliar tüberküloz, ilaç erupsiyonları.

 

III. FISSURED TONGUE (Scrotal tongue, lingua plicata):
Düzensiz otosomal dominant geçişli, dilin en sık görülen gelişme anomalisidir.Dil sırtında çok sayıda derin fissürlerle karaterizedir. Orta hattaki fissür sıklıkla daha belirgindir. İnfantların %1, Çocukların %2.5, Yetişkinlerin de %4’ünde görülür. Konjenital veya malnütrisyon, infeksiyon ve travmalara sekonder olarak ta gelişebilir. Bazı hastalarda vitamin A eksikliği bulunmuştur.
Bazen coğrafik dil; Down sendromu, acromegali, Sjögren sendromu Melkerson Rosenthal sendromu ile birlikte bulunabilir. Psoriatik hastaların %9.5’unda fissürlü dil görülmüştür.
Semptomsuzdur, bazan bakteri ve funguslar aşırı üreyerek irritasyon, infeksiyon ve halitosise sebebolabilir. %3’lük hidrojen peroksit solusyonu veya ılık ağız yıkayıcılarla yumuşak diş fırçası ile temizleme yararlı olur.  

IV. SMOOTH TONGUE (Bald tongue, atrophic glossitis):
Dil dorsalindeki papillaların atrofisi sonucu düz görünüm almasıdır. Önce filiform papillalar, takiben de fungiform papillalar atrofiye olur. Renk morumsu kırmızıdan açık pembeye kadar olabilir. Kendiliğinden veya ekşi, tuzlu ve baharatlı yiyeceklerden sonra yanma hissi oluşabilir.Demir, riboflavin, folik asit, B12 vitamini eksikliğinde görülebilir. Psoriatik hastaların %1’inde düz dil görülmüştür. Filiform papillalar birkaç haftada rejenere olur.
Ayırıcı tanı: Demir eksikliği anemisi, Plummer-Vinson sendromu, pernisiöz anemi (Hunter glossiti), riboflavin eksikliği, pellegra (cardinal dili), Celiac hastalığı, Sjögren sendromu, malnutrisyon, antibiotik tedeavisi, kardiak yetmezlik, amiloidosis, sifilis.

V. FURRED TONGUE (Coated tongue, saburral tongue):
Dil sırtının beyaz-gri kirli paslı gibi kaplanmış görünümüdür. Genellikle dilin posterior kısmı daha çok tutulur. Kirli görünüm filiform papillaların hipertrofisi ve normal deskuamasyonun bozulması ile oluşur.Azalmış tükrük salgısı ve uygun olmayan ağız hareketleri yüzeyel epiteliumun paslı görünüm almasına yardım eder.
Etyolojide gastro intestinal sistem bozuklukları üzerinde daha az duruluyor. Ayrıca ; yumuşak gıda ile beslenme alışkanlığı, kaba posalı yemeklerden kaçınma, sigara, ağız yolu ile solunum, ateş, debilite hastalar, özellikle oral ve üst solunum yolu infeksiyonları etyolojik sebeplerdendir. Süperfisiyel keratin tabakaları arasında aşırı derecede bakteri bulunabilir.
Tedavi : Yumuşak diş fırçası ve ağız yıkayıcıları yüzeyel  epiteliumun deskuamasyonuna yardımcı olur. Tükrük salgısını artırıcı ve posalı yiyecekler  diete ilave edilmelidir.

VI. BLACK HAIRY TONGUE (Lingua villosa nigra, hyperkeratosis linguae):
Dil sırtının siyah kıllı gibi görünüm almasıdır. Filiform papillaların hipertrofisi ve renk değişimi sonucu ortaya çıkar. Bu papillaların boynuzsu tabakasının ayrılmasındaki bozukluk sonucu dil sırtı kalın bir görünüm alır. Papillalarda ağızın normal florasında bulunan bakteri ve maya birikimi olur. Genellikle dilde sarı kahverengi renk değişimi olur. Bazan da tam siyah renk oluşur. Siyah renk değişimi  yiyeceklerdeki lokal kimyasal reaksiyona veya pigment yapan mantarlara bağlanmıştır.
Etyolojide; kötü ağız hijyeni, aşırı sigara, yiyecek (meyve ve şekerlemeler), alkol, ağız yıkayıcılar, ilaçlar (penisillin, aureomisin, tetrasiklin, metranidazol), uzun süre kullanılan oksidizan ajanlar rol oynar. Çocuklarda antibiotik alımı en çok görülen sebeptir.
İyi ağız hijyeni, %1’lik hidrojen peroksit solusyonu ve yumuşak diş fırçası ile temizleme yararlıdır. Gentian violet, thymol, triklorasetik asit, %40 üre, salisilik asit, podofilin, triamsinolon asetonid, vitamin B kompleks, papillaların cerrahi eksizyonu da uygulanabilir. Oral ve topikal tretinoin, nistatin-prednisolon emülsiyonu da etkilidir.

 

VII. MACROGLOSSIA:
Dilin büyümesidir. Pseudomacroglossiadan ayırdedilmelidir.
Ayırıcı tanı:
Konjenital: Lenfanjioma, hemanjioma, idiopatik musküler hipertrofi.
Metabolik hastalıklar: Amiloidosis, glikojen depo hastalığı, mukopolisakkaridoz.
Endokrin hastalıklar: Hipotroidizm, akromegali.
Neoplastik: Benign; nörofibrom, granular cell myoblastoma, rhabdomyoma, glomus tümör.
Malign; skuamöz  hücreli karsinoma, adenokarsinoma, multipl myelom, sarkoma, metastatik karsinom.
Muhtelif: İnfeksiyon (Tbc, Sy, aktinomikoz), anjionörotik ödem, beslenme bozuklukları (demir eksikliği, pernisiöz anemi, pellegra), travma.

VIII. MEDIAN RHOMBOID GLOSSITIS (Santral papillar atrofi):
Dilin posterior dorsal kısmında romboid veya oval şekilli inflamasyon gösterir. Keskin sınırlı, anormal kırmızı ve düzdür. Bu kısımlar papillalardan yoksundur. Etyoloji tam bilinmiyor. Gelişim defekti olarak kabul ediliyor. Lokalize bir kandidial infeksiyon olduğu görüşü de vardır. Erkeklerde üç kat daha fazla görülür. Kronik vakaların kanserleşme riski vardır.
Ayırıcı tanı; tiroglossal duktus kisti, dil karsinomu ve düz dil ile yapılmalıdır. Tedaviye gerek yoktur. Kandida var ise tedavi edilir. Karsinomayı ekarte etmek için biyopsi gerekir.

IX. PAPILLITIS:
İrritasyon veya infeksiyona bağlı olarak fungiform, foliate veya circumvallate papillaların inflamasyonudur. İrritasyon; protezler, baharatlı yiyecekler, sigara veya alışkanlık olarak diş sürtmeye bağlıdır. Hasta ağrıdan şikayet eder. Çünkü fungiform papillalarda ağrı reseptörleri vardır. Klinik olarak dilin apeks ve lateral kenarlarında papillalar canlı parlak kırmızı çıkıntılar halinde görülür. Foliat papillalar dil kökü ve postero lateral yüzeylerde lenfoid dokudan ibaret olarak sıralanır. Benzer stimulus ve üst solunum yolu infeksiyonları ile inflamasyon oluşur. Belirgin şekilde şişme ve rahatsızlık verir. Circumvallate papillalar nadiren inflame olur.
Tedavi; irrite edici faktörlerden korunmadır. Topik anestetikler inflamasyon gidene kadar kullanılır. 

X. SUBLINGUAL VARICES (Lingual flebektazi) :
Dilin ventral yüzeyinde eğri büğrü süperfisiyel venler sıklıkla görülür. Yaşlılarda genellikle benign bir durumdur. Asemptomatiktir. Bazan portal hipertansiyon veya superior vena cava sendromu ile birlikte olabilir. Ayrıca herediter hemorajik telengiektazi (Osler hastalığı), blue rubber bleb nevus sendromu, hemanjioma ve malign melanoma gibi pigmente lezyonlarla beraber olabilir.